Dünyayı birilerinin
istediği gibi yönetmek uğruna, bugün karanlığın ardından bakıyoruz uzaktaki
gözlere. Bombalar şimdi bizden çok uzaklarda küçük bedenleri alırken aramızdan,
aynı dili konuşmuyorduk. Her insan yüreğinden hissetmiyor elbette ölenlerin
acılarını. Kuşatılmış çevrelerimizin kölesi olduğumuz da yitirdik
insanlığımızı. Neon ışıklarının altında boykot ettik koladan bozma fanta
şişelerini. Şort giyiyorken sorun değildi, aslına kimin nasıl öldüğü. Yanı
başımızda kesilirken kafalar ve bedenler parçalanırken sevişiyorduk nasılsa
sorunsuzca. Telefonumuz artık pek akıllı, otobüslerde başları öne eğilmiş
onlarca insan. Öpücük atıyorduk sosyal medyaya, çocuklar ölürken kapitalizme
bir öpücük gönder sende. Düalist bir ülkenin düalist gençleriyiz. Hayat hep ikiyüzlü
acılarımız, sevgimiz, sevişmelerimiz. Fakir değildik arabalarımızın içinde
video çekerken. Dolmuşçular ayaklanmış kimin umurunda. Hakkını yemeyelim vicdan
sahibi insanlar duramadılar, doldular sokakları ama artık öğrenmeleri gerek bu
sistemle olmuyor. Boyadık mı peki şimdi reklam panolarını, müstehcen fotoğrafları.
Birileri okuyorsa bu yazıyı ses versin orda kimse var mı?
Çevremde gördüklerim
yeterince tatmin ediyor ruhumu. Karakter sahibi olmanın böylesine zor olduğu
dönemlerden daha önce insanlık geçmemiştir. Kukladan kadınların ve erkeklerin
arasından sessiz sedasız bir çocuk geçti. Ali İsmail Korkmaz, yerde tekmelendi,
kafa tası çatlayana kadar dayak yedi. Berkin Elvan çocuktu, o şimdi öbür dünya
da terörist.
Farkında mısın? Kendi acılarımızı
paylaşamadığımızın.
Farkında mısın? Riya
denizinde yüzdüğünün.
Ve Farkında mısın?
Bugün bir yıldız kaydı Gazzeden….

Yorumlar
Yorum Gönder