Ana içeriğe atla

SAAT:23.51


Gecenin karanlığında, ruhumu önüme katmış yürüyorum.Havanın kasvetli oluşu son günlerde canımı sıksa da, yaşamakta kararlı görünüyor insan, her koşul altında.Bulutlar ayın önüne set olurken,yağmur tehdit edercesine yüzüme doğru değiyor.Güzel bir kadının ertesi gün sendromunu yaşıyor sanki bedenim.Karşımdan bana doğru yaklaşan adamı kuşkulu bakışlarla süzerken,içimden okkalı bir küfür savuruyorum boşluğa.Bugünün tek tadı ayakkabımın altında çıtırdayan salyangozlar sanırım.Kendimden eminim hain karanlığın içinde, acımasız bir katilim.Kurbağa tekmelemece oynamak istiyor içimdeki vahşi ses, onunla tartışırken küçük bir salyangoz daha çıtırdıyor ayaklarımın altında.Bilincimle neleri bastırdığımı düşünmeme vaktim yok.Ancak uzakta gördüğüm kırmızı soluk ışığı sigara ateşine benzetiyor baştan çıkaran gözlerim.Sigaraya duyulan özlemi hatırlıyor dudaklarım,genç sevgili ile buluşamayan heyecanlı ergenler gibi...Aklımın içinden geçerken zamanın treni,koşuyorum karanlığın içine doğru.Sağımda beliren zayıf çocuğa iç çekerek bakarken, bu kentin laneti olduğunu hissediyorum.Kalbim çıkmak istercesine atıyor yatağımdayken. Ter içinde saçlarım.Yataktan çıplak doğrulurken,karşımda duran meleğin üzerine doğru kararlı adımlarla ilerlerken,birden durup yere yığılıyorum.Ağzımdan sızan kanın tadı ile gözlerimi tekrardan açarken, ölümle sevişir gibi yapıyorum herkese.Kanatlarımın olmadığına emin olduktan sonra, odanın kapısını aralıyorum karşımda duran güzelin bacağında yazanı okuyorum, AŞKIN DİYALEKTİĞİ....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KİMSESİZLER TRAGEDYASI

Buralarda Sonbahar sokakları derler yalnız ve karanlık köşelere. Ellerim ceplerimde ve karşımda Cihat etmeye hazır suratlar. Fanatizmi yenemediğimiz saatleri devirirken aklım, kediler çığlık çığlığa  mırıldanırken ve  kesinlikle havada sex kokarken, ruhumu mengeneyle sıkan baskıya rağmen bağırarak şarkı söylüyorum. Yürümek düşünmesini bilen insanın tek silahıdır. Toplumlarımız karanlık çağın ağırlığı altında ezilirken, insanın belki de son sığınağı bilmediği bir boşluğa yürümektir. Bir erkeğin kalbi olmamalıdır, doğuştan yasaklıdır ona ağlamak. Travması hep ağırdır erkeğin. Emin olmalı birileri artık erkek kediler, erkek insanlardan özgürdür. Şehir insanın ruhuna küstüğünde, kent kollarını sadece paraya açarken, beş parasız bir meczup saçlarını okşatamadığı anların intikamını yıldızlardan çıkarıyor. Orta doğu sokakları kan, gözyaşı ve tecavüz. Büyük babalar böyle istedi diye kilit vurduk dudaklarımıza, inanç belledik insan öldürmeyi. Boğaza kadar fanatizme battık. Kitles...

KÜÇÜK ADAMIN HİKAYESİ

INTRO Daha önce hiç tanımadığım bir tat dilimin ucundaki. “Yeni mi çıkarmışlar bu dondurmayı?” gülümsüyor, çok eğleniyor, damağımdaki tadın yarattığı şaşkınlıkla eğleniyor. Sucuk gibi terlemişim, topun peşinde koşmaktan. Babam hep bu komik deyimi kullanırdı, belki de beni kırmak yerine güldürmeyi tercih ederdi. Küçük kız yanındaki erkek çocuğuyla uzaklara dalıyor ve gülümsüyordu, gündüz vakti kendini gösteren Ay’a bakarak. Şimdi karanlığı geçtik, şimdi intronun sonuna yaklaşırken Elele tutuşup dünyanın ekseninde dönüyorduk. Şimdi dünya bizdik, sarıldık! Ayrılmayı yediremedik! Sustuk! Ve gülmedik… PEMBE PLASTİK TOP Kahvaltının sonuna gelirken gözüm heyecanla dışarıdaydı. Bu durumu kimseye çaktırmak istemezsin özellikle evdekilere. Ama anne ve baba her şeyi bilir ve hisseder. Gelen arkadaşın ardından hızla çıkılır evden. Annenin tüm uyarılarından kaçabilmenin tek yolu hızla ayakkabıları giyip uzaklaşmaktır. Dün patlayan topun yerine pembe plastik bir top gelmiştir. Çok güldü...

EROS VE UYGARLIK

Modern dünya; hepimizin yaşadığı, elektronik ağlarla çevrili ve bir bölümü tamamı ile çöplüğe dönmüş olan uygar gezegenimize verdiğimiz bir ad. Yaşadığımız hayat, buharlı makinelerin ardından insanlığın kendi yarattığı metaların kontrolüne girdiği, duygu dünyasının, düşünce ve akıl eksenin büyük oranda ters düz olduğu muazzam bir yapay zeka medeniyeti. Korkmayın bu yazı bir filmin senaryosundan ya da hazırlanmakta olan bir belgeselden alınmamıştır. İdeoloji; kimine göre korkutucu, kimine göre var olduğu yaşama yönelik olarak geliştirdiği düşünüş biçimi ve bazı sığ düşünürlere göre ideoloji komünizm anlamına gelmektedir. Küçük bir not; yaşadığımız yüzyılda herkes kendisini önemli bir düşünür sanmaktadır. İdeoloji; çevremizde bulunan her an ve her dakika gördüğümüz ve yaşadığımız sistemin aslında ta kendisidir. Reklam panoları, büyük alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları, yazılı ve görsel medyada yer alan mesajlar özetle zihnimize aktarılan her çeşit bilgi ideolojidir. Birey, ...