Genç ve güzel bir kız yerde uzanmış, çevresindekiler telaş içerisinde, kızın gözleri umutla açılıyor, bakışlar endişeli ve zor nefes alıyor. O sıra bir kuş tüyü konuyor saçlarına, kızın kolunda A rh + yazıyor. Bir damla gözyaşı ve çıkmış bir ayakkabı. Görüntüler Gezi olaylarına kadar sürüklüyor bizi. Ağaçların arasına atıyor ruhsuz bedenlerimizi, elele tutuşup sevgiyle sarılmayı öğretiyor bize bir çadırın içinde. Sonra geliyor karanlığın şövalyeleri, sonra öldürmek için sevgiyi harekete geçiyorlar. Özel sandığımız hayatımız açılıyor bir anda kamuya. Binlercesi yığılıyor ormana, kaçacak yeriniz kalmıyor ve dünyanın en doğal şeyini salgılıyor vücudunuz korkuyu…
*Güzel olan
ağaçlar diyorsunuz belki de, karanlık içine çekiyor tüm kötülüğü. Gözlerinizi
kapatıp hazırlanıyorsunuz en kötüsüne. Üzerinize boca edilen milyonlarca kuş
tüyü ile hafifliyor ruhunuz. Grup üyeleri özgürce söyleyebiliyorlar şarkılarını,
ama artık bir dehşetin içindesiniz. Uyanmak için fazlası ile beklediğiniz bir
dehşet.
*Mor ve
ötesi son çektiği klip te gezi olaylarını ele alıyor. Bize yaşadığımız
hadiseleri hatırlatıyor. Unutma refleksine direnmek adına, insanlık adına
tarihe not düşüyor. Yaşadığımız heyecanları, korkuyu ve sevgi içinden çıkacak
olan yeni hayatı düşürüyor yorgun belleklerimize. Şimdi hatırına geliyor
insanın 1 Mayıs gelirken o günlerden çıkardığımız dersler nelerdir diye?
*Çocuklarımız ölürken, gözlerimizin önünde kendi
arkadaşlarımız can verirken. Ülkemizi sürüklendiği felaketten kurtarmak için
belki de son çırpınışlarımızdır tüm bu olanlar. Bölünmüşlüğümüzden
yararlananlar var etrafımızda.* Seçimler kimseyi tatmin etmedi. Sokaklar henüz temizlenebilmiş değil, yüzleri belli kimliği belirsiz katillerden.
*Birileri elimizde kalan son gücü tüketmek için harekete geçmiş durumdalar. Sevgi direnmektir, sevgi sarılmak, koşmak ve savaşmaktır.
*Şimdi tüm ruhumuzu korku duvarlarına haps ediyorlar. Bencil güçler tarafından ölüme sürükleniyor genç bedenler.
*Öldüren
kadar ölüme sürükleyenler de suçludur. Yeni bir hayata açılmayan her kapı ölüme
çıkıyor. Ölümden sadece ölüm üretiliyor. Sakin olunamıyor, güç toplamak için
kendimizi güneşe bırakmak zorunluluğunu kimse görmüyor. Doğaya dönüp sarılma
vaktini, eskimiş kentlerimizde dövüşerek tüketiyoruz.
*Güçlenmek
zorunda kitaplar, güçlenmek zorunda sevgi ve yaşam yeniden çıkmak zorunda
papatyaların arasından…
Yorumlar
Yorum Gönder