INTRO
Daha önce hiç tanımadığım bir tat dilimin ucundaki. “Yeni
mi çıkarmışlar bu dondurmayı?” gülümsüyor, çok eğleniyor, damağımdaki tadın
yarattığı şaşkınlıkla eğleniyor. Sucuk gibi terlemişim, topun peşinde
koşmaktan. Babam hep bu komik deyimi kullanırdı, belki de beni kırmak yerine
güldürmeyi tercih ederdi. Küçük kız yanındaki erkek çocuğuyla uzaklara dalıyor
ve gülümsüyordu, gündüz vakti kendini gösteren Ay’a bakarak. Şimdi karanlığı
geçtik, şimdi intronun sonuna yaklaşırken Elele tutuşup dünyanın ekseninde
dönüyorduk. Şimdi dünya bizdik, sarıldık! Ayrılmayı yediremedik! Sustuk! Ve
gülmedik…
PEMBE
PLASTİK TOP
Kahvaltının sonuna gelirken gözüm heyecanla
dışarıdaydı. Bu durumu kimseye çaktırmak istemezsin özellikle evdekilere. Ama
anne ve baba her şeyi bilir ve hisseder. Gelen arkadaşın ardından hızla çıkılır
evden. Annenin tüm uyarılarından kaçabilmenin tek yolu hızla ayakkabıları giyip
uzaklaşmaktır. Dün patlayan topun yerine pembe plastik bir top gelmiştir. Çok
güldük, artık pembe bir topumuz vardı. Erkek adam bu renkte bir topla maç yapar
mıydı? Daha sünnet olmamış bir erkek çocuğu için şimdilik sorun yoktu.
Dalgaların sesi küçük oyun alanımıza dek ulaşıyordu.
Bizi izleyenlere en çokta kızlara hava atabilmek için türlü cambazlıklar
deniyorduk. Yine çok terlemiştim. Yasaktı terlemek! Ağır bir hastalık atlatmış
ölümden dönmüştüm. Yere düştüğümde toza, toprağa bulanmıştım. Yaklaştı… Düştüğüm
yerden kaldırdı, yanaklarımdan dökülürken sıcak yaşlar, gözlerimin içinde onu
gördüm. Sevgiyi kazıdım masum çıplak bedenlere…
ALLEGRO
Neşeli bir bölüme gelmiştik, kulaklarımı yırtarcasına
duyduğum saksafonun sesine kendimi kaptırmış onu bekliyordum. Güneş bugün
benden yanaydı ve sonra bizden yana oldu. Geç kalmamıştı ben yine her zamanki
gibi erken gelmiştim. Zaman durmuştu sanki ve müzikli bir hikayeyi fısıldıyordu
kulağıma evren. Sonra nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde kocaman bir
gülümseme dikildi karşıma. Şaşkınlığımı üzerimden atmam uzunca bir zaman
almıştı. Şimdi yeniden duyuyordum saatin sesini ve şimdi yeniden kovalıyordu
akrebi yelkovan.


Yorumlar
Yorum Gönder