Ana içeriğe atla

İKARUS

Yaz günlerinin küçük kumları çılgınlar gibi kızarttığı zamanlarda...Uzandığım yerden yanımdaki bikinili rüyayı izlerken, yakalıyorum kendimi. Deli gibi bir şey oldum bu aralar. Kendi kendime kıkırdarken şimdide ona yakalandım. Utandığını belli eden yirmi beş yaşındaki koca bebeğin alnından irice bir damla ter havluya yuvarlanıverdi. Soran bakışlarla ve gülümseyerek karşılık verdi tatlı telaşıma, sonra bıraktı esmer tenini dalgalarına denizin.

Romanımı okurken; daha doğrusu okurmuş gibi yaparken, suyun içindeki küçük denizatıyla yaşadığım aşkı düşlüyordum.

Sevişir gibiydi. Gün batımında bikinisini düğümlerken arkasındaki erkek bendim. Birlikte yüzerken balıkları kıskandıran bizdik. Nasıl başarıyorduk? Neyi? Tabi ki balıkları kıskandırmayı.


Şimdi kollarımda çözerken bikinisini ve memelerini özgürlüğe kavuştururken, suyun içinde mutlu iki aşıktık. Hava kararırken güneşe güle güle diyorduk, çılgınlar gibi öpüşüp dilimizin yerini değiştirirken. Şimdi nasıl terk edecektik bu kumsalı…Şimdi onun göbek deliğinde kocaman bir dünya kuruluyor. Çocuklar neşeli çığlıklar atıyor. Tam çukurun ucundaki dondurmacıdan bedavaya sade dondurma alırken bol bol öpüyorum kasıklarını ve parasını ödemiyorum dondurmanın. O yine kahkahalar eşliğinde bana ödemem gereken bir dondurma ücretinin olduğunu hatırlatırken, ben yine onunla hayallerimde sevişirken yakalıyorum kendimi.


Saat: 04:15
Sabaha karşı uyanırken ayaklarımı soğuk zemine bırakıveriyorum. Komik şortumla her zamanki gibi iç çamaşırı giymemenin rahatlığında yanımda uzanan aşka ardı kesilmeyen öpücükler konduruyorum. Şuan uykusunun derinliklerinde mutlu mırıltılarla karşılık veriyor bana. Su bardağını alıp pencereye doğru yaklaşıp dün gece dışarıda olmayan pankartın üzerindeki büyük puntolu yazıyı okuyorum ve defalarca kendi kendime tekrar ediyorum ‘Kahraman İkarus ve gerçek aşk aramızda’

İkarus: Atinalı mimar ve mucit Daidalus (Daedalus) ve oğlu İkarus, Kral Minos'un emriyle bir kuleye kapatılır. Daidalus ve oğlu İkarus, Theseus'unLabyrinthos'da (labirent) yolunu nasıl bulabileceğini Ariadne'ye anlatarak Minotaurus'un öldürülmesine yardım ettikleri için kral tarafından cezalandırılmak istenmiştir. Daidalus kendisi ve oğlu için bu kulenin penceresinden kaçmaya yarayacak balmumu ve kuleye ziyaretlerine gelen kuşların tüyleriyle iki çift kanat yapar. Babası; Ikarus'a uçarken zevkten kaçınması gerektiği ve uçmanın coşkusuyla güneşe yaklaşmamasını aynı zamanda da denize yakın uçup kanatların nemlenmesini engellemesi gerektiğini söyler. İkarus uçabilme özgürlüğü ile babasını dinlemez ve güneşe fazla yaklaşınca balmumu erir ve Ege Denizi'ne düşerek hayatını kaybeder.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KİMSESİZLER TRAGEDYASI

Buralarda Sonbahar sokakları derler yalnız ve karanlık köşelere. Ellerim ceplerimde ve karşımda Cihat etmeye hazır suratlar. Fanatizmi yenemediğimiz saatleri devirirken aklım, kediler çığlık çığlığa  mırıldanırken ve  kesinlikle havada sex kokarken, ruhumu mengeneyle sıkan baskıya rağmen bağırarak şarkı söylüyorum. Yürümek düşünmesini bilen insanın tek silahıdır. Toplumlarımız karanlık çağın ağırlığı altında ezilirken, insanın belki de son sığınağı bilmediği bir boşluğa yürümektir. Bir erkeğin kalbi olmamalıdır, doğuştan yasaklıdır ona ağlamak. Travması hep ağırdır erkeğin. Emin olmalı birileri artık erkek kediler, erkek insanlardan özgürdür. Şehir insanın ruhuna küstüğünde, kent kollarını sadece paraya açarken, beş parasız bir meczup saçlarını okşatamadığı anların intikamını yıldızlardan çıkarıyor. Orta doğu sokakları kan, gözyaşı ve tecavüz. Büyük babalar böyle istedi diye kilit vurduk dudaklarımıza, inanç belledik insan öldürmeyi. Boğaza kadar fanatizme battık. Kitles...

KÜÇÜK ADAMIN HİKAYESİ

INTRO Daha önce hiç tanımadığım bir tat dilimin ucundaki. “Yeni mi çıkarmışlar bu dondurmayı?” gülümsüyor, çok eğleniyor, damağımdaki tadın yarattığı şaşkınlıkla eğleniyor. Sucuk gibi terlemişim, topun peşinde koşmaktan. Babam hep bu komik deyimi kullanırdı, belki de beni kırmak yerine güldürmeyi tercih ederdi. Küçük kız yanındaki erkek çocuğuyla uzaklara dalıyor ve gülümsüyordu, gündüz vakti kendini gösteren Ay’a bakarak. Şimdi karanlığı geçtik, şimdi intronun sonuna yaklaşırken Elele tutuşup dünyanın ekseninde dönüyorduk. Şimdi dünya bizdik, sarıldık! Ayrılmayı yediremedik! Sustuk! Ve gülmedik… PEMBE PLASTİK TOP Kahvaltının sonuna gelirken gözüm heyecanla dışarıdaydı. Bu durumu kimseye çaktırmak istemezsin özellikle evdekilere. Ama anne ve baba her şeyi bilir ve hisseder. Gelen arkadaşın ardından hızla çıkılır evden. Annenin tüm uyarılarından kaçabilmenin tek yolu hızla ayakkabıları giyip uzaklaşmaktır. Dün patlayan topun yerine pembe plastik bir top gelmiştir. Çok güldü...

EROS VE UYGARLIK

Modern dünya; hepimizin yaşadığı, elektronik ağlarla çevrili ve bir bölümü tamamı ile çöplüğe dönmüş olan uygar gezegenimize verdiğimiz bir ad. Yaşadığımız hayat, buharlı makinelerin ardından insanlığın kendi yarattığı metaların kontrolüne girdiği, duygu dünyasının, düşünce ve akıl eksenin büyük oranda ters düz olduğu muazzam bir yapay zeka medeniyeti. Korkmayın bu yazı bir filmin senaryosundan ya da hazırlanmakta olan bir belgeselden alınmamıştır. İdeoloji; kimine göre korkutucu, kimine göre var olduğu yaşama yönelik olarak geliştirdiği düşünüş biçimi ve bazı sığ düşünürlere göre ideoloji komünizm anlamına gelmektedir. Küçük bir not; yaşadığımız yüzyılda herkes kendisini önemli bir düşünür sanmaktadır. İdeoloji; çevremizde bulunan her an ve her dakika gördüğümüz ve yaşadığımız sistemin aslında ta kendisidir. Reklam panoları, büyük alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları, yazılı ve görsel medyada yer alan mesajlar özetle zihnimize aktarılan her çeşit bilgi ideolojidir. Birey, ...