Ana içeriğe atla

FELAKET

               

                               
                                                 ÖLÜME KARŞI-HAYAT
Yeni bir barbarlık dönemine girmiş bulunmaktayız. Dünyayı yöneten kişilerin adları ya da şirketlerinin durumu artık o kadar etkilemiyor bence Marksistleri. Ülkemizin sürüklendiği karanlığı görenlerin yaşadıkları acıyı hissedenlerdenim sadece. Kilometrelerce uzağımızda kesilen kafaları, kamyonlara doldurulup infaz edilen insanları izliyoruz. Bunu da yaptın bizlere, geçtiğimiz yüzyıllarda gaz odalarından, toplama kamplarından en azından yıllar sonra haberdar olurken, şimdi sanki evlerimizin içinde gaz odaları. Televizyondan, bilgisayarlardan yayılan koku dayanılamayacak kadar ağır. Çocuklar gözlerimizin önünde ölürken, yeni kuşak son kalan umutları sosyal medyada tüketirken, sizler siz değerli global köy sakinleri koltuklarınıza kurulup bu şiddet pornosunun parçası oluyorsunuz. New İşleyim toplumunda birileri dünyamızı günceller nasılsa diyorsanız, evet otomatiğe aldığımız hayatlarımız, otomatik insan doğrama makinelerine dönüştü. Tumturaklı sözler, kuramsal hezeyanlar bu gece geride kaldı, yeni medeniyeti kurmak, insan haklarına yeniden sahip çıkabilmek çok zor. Frankfurt okulunun yoksul artıkları durumundayız. Filmi sürekli geçmişe sarıyoruz sıkılmadan diktatörlükler kuruyor katliamlar yapıyoruz. İşgallerin yerini, parayla tutulmuş bir takım psikopatlar almış durumda. Bugün komşu ülkedeki örgütün içinde; Hollandalı, Amerikalı, İngiliz ve pek çok ülkenin yetiştirdiği Neo SS’ler insanlığın dibini oymaya başlamışlardır. Bizleri korusun diye vergilerimizle oluşturduğumuz ordular, savunma programları düşmanı yarattıktan sonra harekete geçiyor.

Gerçekten yenidünyanın insanı, tarihe yarattığı bu şuursuz toplumlar ile geçecek. İşçi sınıfını yok ettik. Felsefeyi ve Edebiyatı yarattığımız bütün yüce değerleri çürümeye terk ettik. Sınıf bilinci, medyanın kuşatması altında, yeni bir lümpen toplum yaratmak üzere terk edildi. Karl Marx kitlelerden uzaklaştırıldı. Antikapitalist olmak için öncelikle aydınlanmak gerekiyor. Felaket çok uzakta değil hemen yanı başımızda. Avrupa halkları ve siz Amerikalılar çok sevinmeyin unutmayın ki Halkların kaderleri ortaktır. Filistinli çocuğun yaşadığı dram New York’ta yaşayan bir çocuğun dramı ile aynıdır. Şimdi ya telefonlarımızı ve televizyonlarımızı kapatıp ölüme karşı hayatı tercih edeceğiz ya da ölümün kapımızı çalmasını bekleyeceğiz. Felakete hazır olmak zorundayız, yeni aşkları ve yeni bir hayatı kurmak zorundayız. Unutmamak gerek bunu Amerikalı evsizler olmadan, Türkiye işçi sınıfı olmadan başaramayız… 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KİMSESİZLER TRAGEDYASI

Buralarda Sonbahar sokakları derler yalnız ve karanlık köşelere. Ellerim ceplerimde ve karşımda Cihat etmeye hazır suratlar. Fanatizmi yenemediğimiz saatleri devirirken aklım, kediler çığlık çığlığa  mırıldanırken ve  kesinlikle havada sex kokarken, ruhumu mengeneyle sıkan baskıya rağmen bağırarak şarkı söylüyorum. Yürümek düşünmesini bilen insanın tek silahıdır. Toplumlarımız karanlık çağın ağırlığı altında ezilirken, insanın belki de son sığınağı bilmediği bir boşluğa yürümektir. Bir erkeğin kalbi olmamalıdır, doğuştan yasaklıdır ona ağlamak. Travması hep ağırdır erkeğin. Emin olmalı birileri artık erkek kediler, erkek insanlardan özgürdür. Şehir insanın ruhuna küstüğünde, kent kollarını sadece paraya açarken, beş parasız bir meczup saçlarını okşatamadığı anların intikamını yıldızlardan çıkarıyor. Orta doğu sokakları kan, gözyaşı ve tecavüz. Büyük babalar böyle istedi diye kilit vurduk dudaklarımıza, inanç belledik insan öldürmeyi. Boğaza kadar fanatizme battık. Kitles...

KÜÇÜK ADAMIN HİKAYESİ

INTRO Daha önce hiç tanımadığım bir tat dilimin ucundaki. “Yeni mi çıkarmışlar bu dondurmayı?” gülümsüyor, çok eğleniyor, damağımdaki tadın yarattığı şaşkınlıkla eğleniyor. Sucuk gibi terlemişim, topun peşinde koşmaktan. Babam hep bu komik deyimi kullanırdı, belki de beni kırmak yerine güldürmeyi tercih ederdi. Küçük kız yanındaki erkek çocuğuyla uzaklara dalıyor ve gülümsüyordu, gündüz vakti kendini gösteren Ay’a bakarak. Şimdi karanlığı geçtik, şimdi intronun sonuna yaklaşırken Elele tutuşup dünyanın ekseninde dönüyorduk. Şimdi dünya bizdik, sarıldık! Ayrılmayı yediremedik! Sustuk! Ve gülmedik… PEMBE PLASTİK TOP Kahvaltının sonuna gelirken gözüm heyecanla dışarıdaydı. Bu durumu kimseye çaktırmak istemezsin özellikle evdekilere. Ama anne ve baba her şeyi bilir ve hisseder. Gelen arkadaşın ardından hızla çıkılır evden. Annenin tüm uyarılarından kaçabilmenin tek yolu hızla ayakkabıları giyip uzaklaşmaktır. Dün patlayan topun yerine pembe plastik bir top gelmiştir. Çok güldü...

EROS VE UYGARLIK

Modern dünya; hepimizin yaşadığı, elektronik ağlarla çevrili ve bir bölümü tamamı ile çöplüğe dönmüş olan uygar gezegenimize verdiğimiz bir ad. Yaşadığımız hayat, buharlı makinelerin ardından insanlığın kendi yarattığı metaların kontrolüne girdiği, duygu dünyasının, düşünce ve akıl eksenin büyük oranda ters düz olduğu muazzam bir yapay zeka medeniyeti. Korkmayın bu yazı bir filmin senaryosundan ya da hazırlanmakta olan bir belgeselden alınmamıştır. İdeoloji; kimine göre korkutucu, kimine göre var olduğu yaşama yönelik olarak geliştirdiği düşünüş biçimi ve bazı sığ düşünürlere göre ideoloji komünizm anlamına gelmektedir. Küçük bir not; yaşadığımız yüzyılda herkes kendisini önemli bir düşünür sanmaktadır. İdeoloji; çevremizde bulunan her an ve her dakika gördüğümüz ve yaşadığımız sistemin aslında ta kendisidir. Reklam panoları, büyük alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları, yazılı ve görsel medyada yer alan mesajlar özetle zihnimize aktarılan her çeşit bilgi ideolojidir. Birey, ...